
Â
GiriÅŸ Formu
İLAN GİRİŞİ
| Home |
| New Ad |
| My Profile |
| My Ads |
| Rules |
| - - - - - - - |
| All Ads(0) |
| - - - - - - - |
| MADEN SAHASI SATIÅžI (0) |
| Makina Satım (0) |
| Makina Alım (0) |
| 2011 yılında yüzü gülmeyen madenciler, umutlarını bir başka bahara erteledi! |
|
|
|
| Pazar, 08 Ocak 2012 15:45 |
2011 yılında yüzü gülmeyen madenciler, umutlarını bir başka bahara erteledi!31 Aralık 2011İçinde 365 gün ile birlikte pek çok acıyı barındıran 1 yıl daha geride kalıyor. İşçiler, emekçiler ve bilcümle bu ülkede yaşayan yoksul halklar için geriye dönüp bakıldığında, neredeyse gülmeyi hatırlatacak hiçbir iz kalmamış durumda. 2011 egemenlerin yoğun saldırıları altında geçti. Baskılarla insanlar sindirilmeye uğraşılırken, gözaltı ve tutuklamalarla da bu ülkenin aydınlık geleceğini düşünenler, yüreği onuruyla yaşayanlar için atanlar susturulmaya çalışıldı. "Şüphe" yeterli gerekçe oldu, kendileri gibi düşünmeyenler "düşman" ilan edildi, köyde, kentte, sokakta, ovada ve dağda ölümlerden ölüm beğenilmesi istendi. İşsizlik, yoksulluk ve adaletsizlik hızla büyürken cezaevleri de aynı hızla doldu neredeyse taşar hale geldi.
Binlerce insanımız Van'da sefalet içinde yaşayıp soğukta titrerken, bir gecede yangından mal kaçırırcasına kendi maaşlarını 20 binlere çıkaranlar, sayıları milyonlarla ifade edilen ve 3 çocuk yapmaları istenilen yoksullara 700 TL asgari ücreti reva gördü. İşsizliğin ve yoksulluğun sınır ticaretine mahkum ettiği Uludere?nin Ortasu Köylülerinden 35 kişi, yeni bir yıla girmeye an kala bir gecede uçaktan atılan bombalarla yok oldu. Yeryüzünün en kutsal, değerli varlığı insan hiçbir dönem böyle önemsiz görülmedi, yok sayılmadı, hakları ortada kaldı, kadın cinayetleri bu adaletsiz ortamda daha da artarak sürdü. Güzel günler görecek olan çocuklar kör kurşunların hedefi oldu, yaşamları baharı görmeden kışa döndü. Maden ocaklarında ise dünden bugüne değişen ve gelişen bişey olmadı. Egemenlerin kar hırsı, vicdansız yöneticilerin boş vermişliği, yasaların yetersizliği, işçilerin örgütsüzlüğü sonuçta maden işçilerine sürekli kaygı taşımayı, kan ve gözyaşıyla yaşamayı öğretti. İş cinayetleri Başbakan tarafından "kader" diye yorumlanırken, Çalışma Bakanı da ondan geri kalmadı ve maden ocağında yaşamı yok edilen işçilere "güzel öldüler" dedi. Yine de insanlık bizde kalsın diyor ve bu "iyi kader" ve "güzel ölümler"in ne Başbakan ne de Çalışma Bakanına nasip olmasını diliyoruz.
Madencilik sektöründe son 5 yılda yaşanan kazalar, önceki yıllarda gerçekleşen özelleştirmelerin ardından şimdi de taşeronlaşmayla birlikte güvencesiz çalışma koşulları endişe verici boyutlara ulaştı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği önlemleri neredeyse sıfırlanıp, kazaların "kader" olduğu gerçeği madencilere ve topluma inandırılmaya çalışıldı. Bu alanda faaliyet yürüten sendikaların ve meslek odalarının uyarılarına aldırılmadığı, işyerleriyle ilgili yapılan şikayetlerin "kriz nedeniyle işverenlerin üstüne fazla gitmemek lazım" yaklaşımı nedeniyle ağırdan alındığı, müfettişlerin düzenledikleri "işin durdurumu"yla ilgili raporların işyerinin ciddi olarak mercek altında tutularak uygulanmadığı ise bilinen bir gerçek. Sonuçta korkutucu bir yıllık tablonun ortaya çıkması bir tesadüf olmasa gerek. Yaptığımız çalışmalar ve araştırmalara göre; 1 Ocak 2011 tarihinden 30 Aralık 2011 tarihine kadar farklı türdeki maden ve ocaklarında meydana gelen "iş kaza"sı sayısı kayıtlara 122 olarak geçti. Bu kazaların 80'i ölümle sonuçlandı ve toplam 92 madenci yaşamını yitirdi. Yaralı olarak kurtulan madencilerin sayısı ise 262 olarak biliniyor. Konuyla ilgili ekte sunduğumuz detaylı rapordan da anlaşılacağı gibi kazalar büyük oranda özel sektör ve taşeronların ocaklarında yaşanıyor. Buralarda meydana gelen kimi kazaların, özel doktor ve sağlık birimleri devreye sokulduğu için resmi kayıtlara geçirilmediği, dolayısıyla sektörde yaşananların bilinenin çok üstünde olduğu bir gerçek. İş cinayetleri sonucu Balıkesir ve Bursa'da 49 işçinin ölümüne neden olan Şentaş ve Bükköy Madencilik işverenine verilen sembolik cezaların Yargıtay'da onaylanması ise büyük bir iyimserlik olacak. Zira, işyeri hekimi olmadığı halde düzenlenen, "İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulu" belgesine imza atarak, sendikalaştıkları için galeri önüne konulan 88 işçinin umudunu karartan hekimin, Yargıtay tarafından suçlu bulunmadığı Gökçesu Maden İşçilerince unutulmuş değil. Vicdanları sıfır, kasaları dolu, eli-kolu uzun patronların, tereyağdan kıl çeker gibi her şeyi bir güzel yoluna koydukları bu memlekette az görülmüş şey değildir. Biz madenciler olarak ne yazık ki bu ülkenin güzel, onurlu insanlarına, yukarıda anılan nedenlerden dolayı yeni yıla güle oynaya giriyoruz diyemiyoruz. Umutlarımızı bir başka bahara, yeni bir yıla ertelerken genelde insanlığa, özelde ise bu topraklarda yaşayanlara; işsizlikten, yoksulluktan, iş cinayetlerinden, kan ve gözyaşından uzakta; eşitlik, özgürlük, barış ve kardeşlik içinde; herkesin kendi kimliği ve kültürüyle yaşayacağı nice yıllar diliyoruz. Dev.Maden-Sen Yönetim Kurulu |








