Anasayfa » MADENCİLİK ve ÇEVRE
 

___________________


 
 Maden işleri yeni bir açılma dönemindedir.
MADEN MÜHENDİSLERİMİZİ, ihtiyaca yeter sayı ve
değerde yetiştirme konusuna önem vermek gereklidir.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

ÖNCE GÜVENLİK 2011 YILINDA İŞ KAZALARINDA ÖLEN MADENCİ SAYISI

 

 

77

 

Giriş Formu



Site içi arama

..............................

Maden İhracat Rakamları (USD)
2011 bugüne kadar toplam
:
959.727.000
2010 bugüne kadar toplam
:
883.475.000
2011 Nisan bugüne kadar
:
134.794.000
2010 Nisan bugüne kadar
:
168.247.000

Reklam Alanı

MADENCİLİK ve ÇEVRE
Kütahya'da Siyanürlü Atık Su Barajındaki Çökme PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 27 Ocak 2012 21:19


Kütahya'da, geçen yıl siyanürlü atık su barajındaki setin kısmen çökmesi olayındasorumlulukları bulunduğu iddia edilen Eti Gümüş A.Ş'nin iki yöneticisinin yargılanmasına başlandı.

Kütahya'da, geçen yıl siyanürlü atık su barajındaki setin kısmen çökmesi olayında sorumlulukları bulunduğu iddia edilen Eti Gümüş A.Ş'nin iki yöneticisinin yargılanmasına başlandı. 

Kütahya 1. Sulh Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Eti Gümüş A.Ş Genel Müdürü Ergün Kılıç ve Üretim Müdürü Orkun Elgin ile çeşitli oda, baro, dernek ve sendikaların temsilcileri katıldı. 

Kılıç, savunmasında, barajdaki 3 metre yüksekliğe sahip setin yüzde 2,5'lik bölümünün yıkıldığını, ancak dışarıya sızıntı olmadığını öne sürdü. 

Setlerin incelendiğini ve buralarda çatlak olmadığının belirlendiğini ifade eden Kılıç, "Setler usulüne uygun yapılmıştır. Set eklenmesini Kanada kökenli danışmanlık firması teklif etmiş, Türk firması da projesini yapmıştır. Devlet Su İşleri (DSİ) buhu onaylamıştır" dedi. 

Elgin de setteki yıkılmayı öğrendikten sonra üretimi durdurduğunu söyledi. 

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası avukatlarından Emre Baturay Altınok da atıkların düzenli depolanmasına ilişkin yönetmeliğe göre, Eti Gümüş A.Ş'nin en geç 1 Nisan 2011'de lisans alması gerektiğini belirtti. Bu lisansın bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep eden Altınok, Kütahya Halk Sağlığı Laboratuvarının siyanür değerini ölçme yeterliliği bulunmadığını savundu. 

Hakim Alper Mollaoğlu, şirketin, atıkların düzenli depolanmasına ilişkin yönetmelikte belirlenen sürelerde lisansının olup olmadığının Çevre ve Şehircilik Bakanlığından sorulması ile Orta Doğu Teknik Üniversitesinden olaya ilişkin raporun istenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi. 

-Olay- 

Kütahya merkezine 35 kilometre uzaklıkta bulunan Gümüş köyü yakınında, 7 Mayıs 2011'de, Eti GümüşA.Ş'ye ait siyanürlü atık su havuzundaki 4 setten birinde kısmi çekme meydana gelmesi sonucu üretim durdurulmuştu. 

Olaydan yaklaşık 1,5 ay sonra, yapımı tamamlanan yeni havuzun faaliyete geçirilmesiyle suyun bir bölümü buraya nakledilmiş ve üretime yeniden başlanmıştı. 

DİSK'e bağlı Türkiye Devrimci Maden Arama ve İşletme İşçileri Sendikası ile Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonuna (Kesk Haberleri'>Kesk) bağlı bazı sendikalar, TMMOB bünyesindeki bazı odalar, İzmirBarosu ve çeşitli dernekler tarafından işletmenin iki yöneticisi hakkında olayda sorumlulukları bulunduğu iddiasıyla dava açılmıştı. 

 
Köylüler, Maden Firması Yetkililerini Kovaladı PDF Yazdır e-Posta
Salı, 24 Ocak 2012 17:47

Köylüler, Maden Firması Yetkililerini Kovaladı

Çanakkale'nin Bayramiç İlçesi'ne bağlı Muratlar Köyü ve Çan İlçesi sınırlarında kalan Söğütalan Köyü yakınlarında altın arama faaliyetlerinde bulunan iki maden firmasının 3 yetkilisi, Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı için geldikleri...

Çanakkale'nin Bayramiç İlçesi'ne bağlı Muratlar Köyü ve Çan İlçesi sınırlarında kalan Söğütalan Köyü yakınlarında altın aramafaaliyetlerinde bulunan iki maden firmasının 3 yetkilisi, Çevre EtkiDeğerlendirmesi (ÇED) toplantısı için geldikleri köyde, çoğunluğu kadın 50'ye yakın köylünün tepkisiyle karşılaştı. Toplantının yapılmasını engelleyen kadınlar, 3 firma yetkilisi bölgeden ayrılıncaya kadar protestolarını sürdürdü. 

Bayramiç İlçesi sınırlarındaki Muratlar Köyü'ne bugün gelen iki maden firmasının 3 yetkilisi, altın arama çalışmaları yapılan köylerin murtarları ve Bayramiç Belediye Başkanı CHP'li İsmail Sakin ile ÇED toplantısı yapmak istedi. Ancak firma yetkililerinin geleceğinden haberdar olan çevreci grup ile köylüler, toplantının yapılacağı Muratlar Köyü'nde biraraya geldi. Çoğunluğu kadın, 50'ye yakın köylü ile çevreciler, 3 yetkilinin, toplantının yapılacağı yere girmelerini engelledi ve geldikleri araçlara kadar kovaladı. Araçlarına binen 3 yetkili bölgeden ayrılıncaya kadar kalabalık grup protestoyu sürdürdü. Bölgede güvenlik önlemi alan jandarmanın yetersiz kaldığı görüldü. Bir türlü sakinleşmeyen köylü ve çevreciler, firma yetkilileri bölgeden ayrılınca protestolarına son verdi. 

Çevre İl Müdürlüğü'nden yetkililer, ÇED toplantısının yapılamadığına dair tutanak hazırladı. Söğütgediği Köyü Muhtarı Şaban Çırak, "Altın arayan maden firmalarını köylerimizde istemiyoruz" diye konuştu. -

 
E-Çed Geliyor PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 20 Ocak 2012 15:29
Çevresel Etki Değerlendirmesi(ÇED) İzin ve Denetim Genel Müdürü Mustafa Satılmış, Dpt tarafından onaylanan projeyle ÇED raporunun artık e-izin şeklinde tamamıyla elektronik ortama taşınacağını ve bu yıl sonuna kadar da uygulamaya geçileceğini söyledi. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü veTürkiye Çevre Koruma Vakfı işbirliği ile 'ÇED ve Madencilik Sempozyumu',Antalya'daki Rixos Downtown Hotel'de başladı. İki gün sürecek sempozyumun açılışına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa AkaydınTOBB Madencilik Konsey Başkanı İsmet Kasapoğlu, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürü Hamdi Yıldırım, ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Mustafa Satılmış ile madencilik sektörü temsilcileri katıldı. 

Çevrenin herkesin ortak değeri olduğunu belirten ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Mustafa Satılmış, çevrenin artık uluslararası boyuta taşındığını söyledi. Türkiye'de oy birliği ile karar alınan ÇED dışında başka bir mekanizmanın olmadığına değinen Satılmış, ÇED'in çevre yönetiminin en etkin aracı olduğunu kaydetti. Yatırımcının ÇED konusunda yaşanan gecikmeye ilişkin siyasilere kendilerini şikayet etmesinden de yakınan Satılmış, bu gecikmeye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı veya DSİ'nin neden olduğunu ve bu yüzden yapılan şikayet ve eleştirileri haksız bulduklarını söyledi. 

Yatırımcıların ÇED raporu ve proje tanıtım raporlarında neyi taahhüt ettiklerini bilmediklerini de belirten Mustafa Satılmış, çevre cezalarının gerçekten çok ağır olduğunu ve yatırımcının neyi taahhüt ettiğini bilip ona göre hareket etmesi gerektiği uyarısında bulundu. Satılmış, yatırımcıların ÇED toplantılarına bizzat katılmaları, vekalet vermemelerini istedi. 

ÇED raporunun e-izin şeklindeki düzenlenmesi için Dpt'ye sundukları projenin kabul edildiğini belirten Satılmış, ÇED sürecinin tamamen elektronik ortama taşınarak, kağıt, posta, ilan gibi giderlerden kurtulmanın yanı sıra bu tür işlerden dolayı harcanan 180 işgününü bulan işlemlerin de 60 güne düşeceğini söyledi. Satılmış, e-izin ÇED sisteminin bu yıl sonuna kadar hizmete gireceğini de dile getirdi. 

'MADENCİLERİ POTANSİYEL SUÇLU GÖRMÜYORUZ' 

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, bir maden mühendisi olarak daha objektif ve mantıklı değerlendirmeler yapabildiklerini söyleyerek hükümet ve bakanlık olarak madencilere potansiyel suçlu olarak bakmadıklarını kaydetti. Madencileri bu ülkenin kalkınmasındaki temel taşlar olarak gördüklerini anlatan Balta, "Ancak gelecek nesillere yaşanabilir çevre, kentler, köyler, meralar bırakmak içinde elbette önlem almak durumundayız" dedi. Eskiden 'Su akar Türk bakar' şeklinde bir söz olduğundan bahseden Balta, "Artık Türkler bakmıyorlar. 2 milyar Dolar üzerinde HES yatırımları ile elektrik enerjisi üretiliyor" yorumunu yaptı. 

CARI AÇIK ARTIŞI GÖZLERİ MADENCİLİĞE ÇEVİRDİ 

Türkiye'de madenciliğe 'tu Kaka' diye bakılırken cari açığın artışı ile 'ya şu madenciliğe bir bakalım' algısının ortaya çıktığını belirten Maden İşleri Genel Müdürü Hamdi Yıldırım ise bir ülkenin kalkınmasının ana dinamiklerinden birinin madencilik ve tabi Kaynaklar olduğunu söyledi. ÇED izin sürecinin uzunluğunun en büyük sıkıntıları olduğunu da dile getiren Yıldırım, başka bir izne gerek kalmaksızın tüm izinlerin ÇED içinde yer alabileceği bir sistem istenildiğini dile getirdi. 

Çevre ve madenciliğin bazı kesimlerce birbiri ile çatıştırıldığına değinen TOBB Madencilik Konseyi Başkanı İsmet Kasapoğlu, dünya uygulamalarında 'o bölge yasak, bu bölge yasak' gibi uygulamalar olmadığını söyledi. 10 milyonlarca Dolar değerindeki madenlerin 5- 10 zeytin ağacı var diye üretime alınamadığını ifade eden Kasapoğlu, bu ülkede bu değerlerinden istifade etmesi gerektiğini kaydetti. - Antalya
 
Ömeraltı köylüleri maden şirketini kovdular! PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 31 Aralık 2011 09:42

meraltı köylüleri maden şirketini kovdular!

Ağustos ayında köye yakın ormanlık alanda krom maden işleme tesisi kurulması için ağaçların kesilmesi ile gündeme gelen Ömeraltı Köyünde bugün eylem vardı. ÇED raporu için köye gelen şirket yetkilileri, köylülerin kararlı tutumu sonucu köyü terk etmek durumunda kaldılar.

Köylülerin camide olduğu saatlerde aldığı izinler gereğince Orman İşletmesine ağaç kestirten maden şirketinin tesis izni ÇED (Çevre Etki Değerlendirmesi) raporu olmadığı gerekçesiyle Bursa Bölge İdare Mahkemesi tarafından yürütmesi durdurulmuştu.

Tesisin kurulmasını engelleyen ÇED için ilgili kurumlarla Köye geleceği son anda haber verilen Siltaş Silis Kumları Sanayi ve Ticaret A.Ş. yetkililerinin dosya eksiği olarak gördüğü değerlendirme raporunu köyde hazırlaması gerekiyordu.

Daha önceki deneyimleri ile ve DOĞADER üyelerinin uyarılarıyla raporun düzenleneceği göstermelik toplantıya katılmayan Ömeraltı köylüleri ile beraber çevre köylüler ve Bursa TKP il örgütü üyeleri çeşitli vaatlerle veya yanıltmayla başka köy sakinlerin toplantıya katılmamasını sağladılar.

Coşkulu ve sloganlarla geçen sürede beklentilerini gerçekleştiremeyeceğini anlayan şirket yetkilileri köylülerin alkışları ve yuhalamalarıyla köyü terk ettiler.

DOĞADER üyeleri ve çevre köylülerin “Bunlar her yolu dener, sizleri satın almaya çalışırlar, mutlaka yine geleceklerdir, uyanık olun!” uyarısına “biz bu köyde doğduk, gerekirse burada ölürüz “ diyerek karşılık verdiler.

Toplantının yapılamadığı tutanağını hazırlamayan Çevre ve Orman müdürlüğü ve şirket yetkililerinin hukuki girişimlerini engelleyecek şekilde muhtarlık, DOĞADER ve TKP üyeleri ile eyleme katılan köylüler tutanak tuttular.

(soL - Bursa)

 
Kazdağlarında Kimyasal atık Tedirginliği!!!! PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 21 Aralık 2011 23:28

Kazdağı bölgesindeki faaliyetlerini yürüten bir firmanın sondaj çalışmaları sırasında kullanıldığı iddia edilen kimyasal atıkları, Bayramiç çöplüğüne boşaltmaya getiren kamyonet zabıta ekipleri tarafından engellendi.

Çanakkale'nin Kazdağı bölgesindeki faaliyetlerini yürüten bir firmanın sondaj çalışmaları sırasında kullanıldığı iddia edilen kimyasal atıkları, Bayramiç çöplüğüne boşaltmaya getiren kamyonet zabıta ekipleri tarafından engellendi. Atıktan numune alınırken, yükünü boşaltmasına izin verilmeyen kamyonet firmaya geri gönderildi.

Bayramiç İlçesi'ne bağlı Karaköy ile Çan İlçesi'nin Söğütalan köylerinin yakınlarında altın arama çalışmalarını sürdüren merkezi Kanada'da şirketin kiraladığı kamyonetin şoförü, bugün sabah saatlerinde Bayramiç çöplüğüne gelip kasasındaki atıkları boşaltmak istedi. Kamyonetin kasasındaki atıklardan şüphelenen bir kişi, Bayramiç Belediyesi Zabıta Amirliği'ni telefonla arayıp ihbarda bulundu.

İhbar üzerine çöplüğe gelen zabıta ekipleri, kamyonetin şoförü B. T.’ye, atıkları kimyasal madde içerebileceği şüphesiyle boşaltmasına izin vermedi. Bayramiç Belediyesi garajına çekilen kamyonetin kasasındaki atıktan numune alınırken, şoför B. T., "Bana 'Götür dök' dediler ben de getirdim. Yaklaşık altı aydır da buraya döküyoruz" dedi. Ayrıca, Tekin kasadaki çöplerin altın arama çalışmaları sırasında yapılan sondaj işleminde çıkan atıklar olduğunu söyledi.

Belediye Başkanı CHP'li İsmail Sakin Tuncer'in talimatıyla atıklardan numuneler alındıktan sonra kasasındaki atıklarla birlikte kamyonet şirketin şantiyesine gönderildi. Başkan Tuncer, aynı şirketin daha önce de çöplüğe atık döktüğü yönünde ihbarlar aldıklarını belirtip, "Bölgedeki insanların bu konuda duyarlılık göstermesini istedik. Bu sabah bir vatandaş arayıp çöplüğe kimyasal madde döküldüğü ihbarında bulundu. Biz de gerekeni yaptık. Atıkların zehirli olup olmadığını araştırıyoruz. Bu maddelerin içinde en çok siyanür olmasından endişe ediyoruz. Ama olup olmadığı numuneler incelendikten sonra ortaya çıkacak" diye konuştu.

 
« BaşlatÖnceki12345678910SonrakiSon »

Sayfa 1 > 18