ANKARA (A.A) - 02.12.2009 - Çevreye yönelik çalışmalarıyla tanınan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Kural, dünyada yaklaşık 250 altın ocağının siyanürle çalıştığını ve hiçbirinde kimsenin zehirlenmediğini iddia ederek, Türkiye'deki altın madenlerinin de doğaya zararı olmadığını savundu.
Prof. Dr. Kural, yaptığı açıklamada, siyanürle altın aramaya karşı olmadığını söyledi. "Çevreci olmanın her şeye karşı olmak anlamına gelmeyeceğini" vurgulayan Kural, "Türkiye'de altın üretiminin çevreye verdiği zarar, siyanür zehirlenmesi falan bunların hepsi palavra, bunlara hiçbir şekilde inanmıyorum" görüşünü dile getirdi. Bu konudaki eleştirileri kabul etmediğini ifade eden Kural, şunları söyledi:
"Bergama'daki o altın ocağı bütün Avrupa Parlamentosu tarafından bütün dünyaya örnek gösterildi. Parlamenterler gelip gelip inceliyorlar bu tesisi. Diğer taraftan Türkiye'nin her tarafında tesislere, binalara, otellere izin veriliyor, kimsenin sesi çıkmıyor. O altın madenleri söz konusu olunca nedense birden bire insanlar organize oluyorlar, sokaklara dökülüyorlar.
Siyanürle altın aranıyormuş... Dünyanın hiçbir yerinde bir santim siyanürle altın aranmamıştır. Altın aranması için sondaj yapılır, oradan alınan örnekler değerlendirilir ve bakılır, belki 3 tane ağaç kesilir ama diğer taraftan orman işletmesi ormanı işletiyor. Orman işletilmez yaşatılır. Sen ormanları işletip de ağaç kesip maaş ödüyorsan, o zaman eğer trilyonlar yatıyorsa toprağın altında, memleketin menfaatleri için olacaksa tabii kontrol edelim, maden arayalım. Uşak'ta, Gümüşhane'de, Bergama'da 3 altın madenimiz var. Altın madenlerimizin hiçbirinin doğaya zararı yoktur kanaatindeyim."
Kural, yer altındaki kaynakların çıkarılması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Bu, Türkiye'nin büyük kazancı. Türkiye, dünyanın en zengin altın ülkelerinden bir tanesi. Bu altının çıkarılması ve ülkenin zenginleşmesi bazılarının hoşuna gitmiyor. Ülkeye giren siyanürün yüzde 1'i madencilikte, geri kalanları her dalda kullanılıyor. İlaç sektöründe, kuyumculukta, sigarada daha çok siyanür var"