Anasayfa » Yazarlarımız » Madende ölüme çalışmak
 

ÖNCE GÜVENLİK

2010 YILINDA
İŞ KAZALARINDA
ÖLEN MADENCİ SAYISI
 

85!!

Giriş Formu



..............................

Maden İhracat Rakamları (USD)
2010 bugüne
kadar toplam
:
1.070.036.000
2009 bugüne
kadar toplam
:
593.492.000
2010 Mayıs
bugüne kadar
:
12.537.000
2009 Mayıs
bugüne kadar
:
1.765.000

Fuarlar


 








Reklam Alanı

  

 

Madende ölüme çalışmak PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
CİHANGİR DARENDE tarafından yazıldı   
Cuma, 26 Şubat 2010 21:34

Madende ölüme çalışmak
İki ay önceki Mustafakemalpaşa’daki 19 madencinin öldüğü patlamadan kurtulan iki kardeş ocakları kapanınca, ekmek parası derdinde Balıkesir’de iş bulmuş. İki kardeşten biri bu sefer Dursunbey‘deki patlamada hayatını kaybetmiş.
Gencecik ömründe iki maden kazasından da, başka vardiyada olması nedeniyle kurtulan bir başka madenci “İki kez ölümden kurtuldum, üçüncüde galiba öleceğim” demiş. Maalesef ki kehaneti doğru çıkmış. Ölüme çalışıyor onlar. Madencilerin ölümü kader mi? Maden mühendisi Tuğrul Erkin aradı, “Basın da yanlış noktadan konuyu işliyor” dedi ve anlattı. Teknik kısmını olabildiğince sadeleştirip, aktarıyorum:

“Metan gazı 4 birimin altındaysa bir şey olmaz. 5-6 birimde patlama olur. Ondan yüksek birimde ise yangın çıkar. Bu kazada yangın olduğuna göre metan gazı tehlike sınırının çok çok üstüne çıkmış.” Tuğrul Erkin diyor ki, “Madende metan gazı biriken mağaralar olur elbette. İki asli önlem vardır. Eğer havalandırma yeterliyse, metan gazı patlaması olmaz. Bunun için de doğru ölçümleme yapılması lazım.”

Devam ediyor, Tuğrul Erkin: “Metan gazı çıktı, havalandırma yeterli değil ama yangın çıkması için de kıvılcım lazım. İki kıvılcım kaynağı vardır. Biri sigara, ki madenciler yerin altında sigara içmez ikincisi de doğru standarda olmayan alet ve gereçlerin kıvılcım saçmasıdır.”

Dört ana sorumludan hangisinin eksik olduğunu kaza raporundan öğreneceğiz umarım. Havalandırma mı, ölçümleme mi, sigara mı, standardı uygun olmayan araç-gereç mi? Peşini bırakmayalım. Kaza raporlarının kâtipçisi olalım. Niye Avrupa’da madenlerde 20 yıldır, 30 yıldır ölümlü kazalar olmuyor da, Türkiye’de oluyor? Takip edelim.