
Rahmetlik Aziz Nesin’in mizah için bu kadar malzemeyi nereden bulduğunu hep merak etmişimdir. Yalnızca toplumu gözlemiş. Siz de etrafınıza Aziz Nesin gibi bakabilirseniz inanın belki de O’ndan daha iyi bir mizah yazarı olabilirsiniz(!) Yaklaşık 35 yıllık meslek hayatımın önemli bir bölümü işletmelerde üretimle geçirdim. 10 yıl da Ankara’da masa memurluğu yaptım. Bu süre içinde madenciliğin önündeki en büyük engelin bürokrasi olduğuna şahit oldum. Yani şu bürokrasi olmasaydı madencilik ne kadar rahat olurdu bilemezsiniz. Aziz Nesin gibi üstatların yaşamı gözlemledikleri gibi ben de madencilik sektörünü yakından gözlemeye çalıştım. “Zübük”, “İyi Olur İnşallah” gibi Azizi Nesin’in çoğu hikayesini alıp sektörle ilişkilendirmek o kadar kolay ki. Bir de kültürümüz madencilikle ilişkilendirilebilecek atasözü ve hikaye olarak da çok zengin; “Kılavuzu karga olanın ....”, “böyle başa böyle tarak “, “köprüden geçinceye kadar ayıya dayı”, “üzerine ölü toprağı serilmiş”, “elle gelen düğün bayram”, “Allah beterinden saklasın”, “dinsizin hakkından imansız gelir”, “Nasrettin Hoca ile Timur arasında geçen fil hikayesi”, “Köprüden gelip geçenlerden alınan haraç”, “Ağustos Böceği ile Karınca” hikayeleri gibi.
Sayın Bakan nihayet madencileri geçen Pazar günü Ankara’da topladı, sorunları dinledi, herhalde gündemde olan Tasarı üzerinde madencilerle fikir birliği sağlamayı amaçlamıştı. Ancak bildiğim kadarı ile geri çekilen Tasarı üzerinde önemli bir değişiklik yapılmadan ve madencilerle görüş birliği sağlanmadan Bakanlar Kuruluna tekrar sevk edilmiş. Ben duyduğumun yalancısıyım; sektörde önde gelen kişi ya da kişiler bu Tasarının yeterli olduğunu ifade etmiş ve sonuçta üzerinde bir görüşme yapılmasına gerek duyulmamış. Ne diyelim sektöre hayırlı olsun. İnşallah madenciler Mecliste“değişiklik önergeleri” ile daha çok hayal kırıklığına uğramazlar.
Bütçedeki açığı kapatmak için doğalgaza, elektriğe, sigaraya, içkiye zam yapılıyor. Sigara ve içki gibi güzel alışkanlığım yok ama elimiz mahkum doğal gaz ile elektriği kullanıyoruz. Bunlara gelen zam da haliyle cebimizi olumsuz yönde etkiliyor. Sonuçta maliye öğle bir kaynak bulmalı ki vatandaş etkilenmemeli. Bu Taslağın Mecliste görüşülmesi vatandaşı etkilemeyecek kaynak yaratmak için çok iyi bir fırsat.
Tasarı Mecliste görüşülürken verilebilecek bazı değişiklik önergeleri ile ilgili önerilerim olacak:
1-Devlet hakkı %2’den %4’e çıkarılıp ocak başı satış tutarı yerine fatura bedeli üzerinden alınırsa madencilikten devletin elde ettiği gelir en az 5 kat artacaktır.
2-Çimentonun hammaddesi madencilik ürünü değil mi? Bu sektör çok kazanıyor ki hiç sesleri çıkmıyor, hiçbir sorunları da yok gibi. Çimento sektöründen devlet hakkı üretilen çimento üzerinden ton başına 2 TL ya da 3 TL alınırsa bunun bütçeye katkısı 150 milyon TL olacaktır.
3-Taşocakları ile ilgili yetki ve sorumluluk il özel idarelerine geri verilerek muhtemel ilişkilere zemin hazırlanarak kayıt dışı (!) vergilerin artırılması mümkündür. Bu arada mermer sektörü ile çimento sektörü ile ilgili denetimler de il özel idarelerine verilmelidir. Bu sahaların Ankara’dan denetlenmesi mümkün değildir. Hiç değilse il özel idarelerince olmayan bilgi birikimleri ile bu sahalar daha sık denetlenip daha çok ceza kesilebilir. Bu cezalar da bütçe için iyi bir kaynaktır. Ayrıca açılacak davalar da hukuk camiasına bir canlılık getirecektir.
4-Maden Kanununa göre verilmiş 32.000 adet arama, 11.000 işletme ruhsatı mevcuttur. Arama ruhsatı harcı 544, en düşük işletme ruhsatı harcı da 3.270 TL’dir. Bunların toplamı yılda yaklaşık 55 milyon TL’dir. Harcı 4 kat artırırsanız devletin geliri 200 milyonun üzerine çıkacaktır.
5-Arama ruhsatlarından ÇED istenip, ruhsat devir harçları da 50.000 TL’ye çıkarılırsa, bakın piyasada ruhsat pazarı oluşacak mı?
6-Maden Kanunda teminatlar harç ile ilişkilendirilmiştir. Harç artınca teminat miktarları da artacaktır. Kanunun 13 ya da 14 yerinde teminat iradı ile ilgili hüküm vardır. Kanuna bu sayıyı artacak birkaç hüküm daha eklemek mümkündür. 24 maddede izinler ile ilgili 3 aylık süre 15 güne indirilebilir. Olmayan yerlere “Teminat irad kaydedilerek İKİ KATINA çıkarılır” hükmü ilave edilebilir. Böylece teminat iradları ile devlete önemli bir gelir sağlayacaktır. Bir de sahaların denetimini “dernek ya da derneklere” verirseniz bütçe için madencilik faaliyetleri para basacak hale gelecektir.
Değişiklik önergeleri için daha önerilerim var da şimdilik bu kadar yeterli. İnanın bu önergeler yasalaştığında madenciliğin GSM (Gayrı Sihhi Müesseseler değil) Hasıla içindeki payı % 1.5’lerden %5’lere çıkacak, yıllardan bu yana uğraşıp sektörün gerçekleştiremediğini devlet bir kalemde gerçekleştirmiş olacaktır. Belki o zaman bu ülkede madenciliğin önemi anlaşılacak, sektör devlet tarafından teşvik edilecektir.
Yüzünüzdeki acı tebessümü görür gibi oluyorum. Yazdıklarımın çoğu Ankara’dan esintilerdir. “Dost acı söyler” demişler; “bir musibet bin nasihatten daha iyidir”. Bunlar başınıza gelir de belki silkinir, dernek yöneticilerine “neler oluyor?” diye sorarsınız. Ya da bir araya gelir madencilerin hakkını gerçekten arayacak, sesini duyuracak yeni dernekler, yeni birlikler kurarsınız. Ben sizi uyarayım da....... http://www.habermaden.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1304&Itemid=158 |