ÖNCE GÜVENLİK 2010 YILINDA İŞ KAZALARINDA ÖLEN MADENCİ SAYISI
90!!
Giriş Formu
Site içi arama
İstatistikler
Üyeler : 1020İçerik : 1589
Web Bağlantıları : 10
İçerik Tıklama Görünümü : 86685
..............................
Maden İhracat Rakamları (USD) 2010 bugüne kadar toplam : 1.070.036.000 2009 bugünekadar toplam : 593.492.000 2010 Mayıs bugüne kadar : 12.537.000 2009 Mayıs bugüne kadar : 1.765.000

Reklam Alanı



Her zamankinden daha fazla iyi dileklere ve niyetlere
İhtiyaç duyduğumuz bu günlerde ;
Ben de kendi payıma huzur,barış ve birlik içinde
Keyifli bir bayram geçirmenizi diler,
Şeker Bayramınızı içtenlikle kutlarım..
M.Cihangir DARENDEMaden Yüksek MühendisiMining Engineer (M.S.) TURMAP MADENCİLİK MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
| Grizu patlaması kaderimiz mi? |
|
|
|
| Prof. Dr. Ali Kahriman tarafından yazıldı |
| Cumartesi, 22 Mayıs 2010 15:23 |
Grizu patlaması kaderimiz mi?Zonguldak'ta ki Grizu patlaması kaçınılmaz kaderimiz midir? Yoksa ihmal ve ya çaresizlik midir? İşletmeleri kapatmak çözüm müdür? Bilindiği gibi kalkınma ve konforlu yaşamın en önemli aracı sahip olduğumuz yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizin en fazla katma değer yaratacak şekilde üretilerek ekonomiye kazandırılmasıdır. Herhangi bir nedenle bu kaynaklarımızın üretiminden vazgeçmek demek; egemenliğimizden, özgürlüğümüzden, bağımsızlılığımızdan vazgeçmekle eş anlamlıdır. Asla düşünülmemesi gereken bir konudur. Zonguldak’ta meydana gelen elim grizu patlaması sonrası gerek yetkililerde gerekse bazı diğer kesimlerde dile getirilen bu ocakları kapatarak çözüm üretme düşüncesi maalesef 150 yıl önceki teknoloji ve bilim seviyesinde bile söz konusu olmamış, tersine bir yandan iş sağlığı ve güvenliği önlem ve ekipmanlarına yatırım yapılırken öte yandan da makine ve ekipmanda ileri teknoloji ürünlerine geçilmiş ve günümüzde yeraltında insansız uzaktan kumandalı robotik sistemlere geçilmiştir. Özetle bir yandan üretim kapasiteleri olabildiğince artırılırken aynı zamanda kullanılan işgücü seviyesinde önemli düşüşler sağlanmıştır. Artık madencilik de emek yoğunluğu açısından en aza indirilmiş sektörler arasına girmiştir. Kişi başına yarım ton/yevmiye den 10 ton/yevmiye kömür üretimi seviyesine ulaşılmıştır. Keza ağır ve tehlikeli işler kapsamında olan yeraltı işletmeciliğinde iş kazalarında da üretim değerlerine göre önemli azalmalar olmuştur. Elbette ki Dünyada yaşanan bu gelişmeler ülkemizde de yansımalarını bulmuş olmalıdır. Ancak özellikle son bir yıl içinde yaşanan Bursa, Balıkesir ve Zonguldak’ ta ki madencilik kazaları, ne yazık ki bu konuda bir çelişki olduğunu gösteriyor. Evet, bir yandan teknoloji gelişiyor öte yandan üniversitelerin çok sayıda maden, jeoloji, jeofizik mühendisliği bölümlerinden çok sayıda mühendis yetiştiriliyor, araştırmalar yapılıyor, konu ile ilgili iş gücü gelişiyor. Buna koşut olarak da yatırımcı ve girişimci artışı oluyor. Bütün bunlara rağmen maalesef yine de bu faciaları yaşıyoruz. Öyleyse eğitim-öğretim-istihdam-iş güvenliği, üretim ve verimlilik politikalarımızda önemli açmazlar, ihmaller ve vurdumduymazlıklar var demektir. Her şeyden önce madenciliğin ilk yatırım maliyeti yüksek kurumsal girişimin ve oldukça profesyonel yaklaşımların esas alınması gereken bir sektör olduğu, yeraltındaki seçilen üretim yöntemleriyle jeolojik belirsizliklerin ve çevresel unsurların maliyete yansıtıldığı ve toplumun da bu değerlere katlanması gerekenı bir sektör olduğu açıktır. |
| Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Mayıs 2010 15:27 |










