
Â
GiriÅŸ Formu
İLAN GİRİŞİ
| Home |
| New Ad |
| My Profile |
| My Ads |
| Rules |
| - - - - - - - |
| All Ads(0) |
| - - - - - - - |
| MADEN SAHASI SATIÅžI (0) |
| Makina Satım (0) |
| Makina Alım (0) |
| Madencilik, Sektöre Genel Bir Bakış |
|
|
|
| admin tarafından yazıldı |
| Cuma, 11 Mart 2011 01:03 |
|
Ekonomiye sağladığı katkı nedeniyle önem arz eden madencilik, özellikle de imalat sanayi için itici güç konumunda bir sektördür. Bir madenin aranması o bölgede gerçekleşmiş jeolojik olayların, etkili oldukları alanların, kayaç türlerinin ve geometrisinin çözümlenmesini gerektirmektedir. Arama süreci, önceden üretilmiş verilerin yorumlanmasıyla başlamakta, madenin üretilmesi ve tüketilmesi süreciyle devam etmektedir. Dünya'da 152 ülkenin her birine düşen ortalama maden sayısı 9,3 olarak bilinmektedir. 51 maden türü dikkate alınarak yapılan sıralamaya göre, ABD 43 maden üretimi ile dünyada ilk sırada yer almaktadır. Türkiye'ye kıyasla yüzölçümleri daha büyük olan ülkelerde; örneğin Avustralya'da 35, Brezilya'da 35, Çin'de 31 adet maden üretilmektedir. Türkiye'nin 'maden türü' zenginliği yönünden iyi durumda olduğu ifade edilmektedir. SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİTürkiye'de madenciliğe yönelik bulgular M.Ö. 7000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Doğu Anadolu'dan çıkartılan obsidiyenlerin (volkanik cama verilen eski ad) cilalı taş devrinde takas yoluyla civar kavimlere satışı da dikkate alınırsa dünya madenciliğinde Anadolu medeniyetlerinin önemi çok daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'nin maden kaynaklarının ortaya konulması amacıyla başlatılan teknik, ekonomik ve bilimsel çalışmalar MTA Enstitüsü'nün kuruluşuyla önemli bir hız kazanmıştır. 1935 sonrası MTA Enstitüsü tarafından başlatılan arama çalışmaları işletme aşamasında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün faaliyetleri sonucu bugünkü düzeylerine ulaşmıştır. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()  Türkiye'de madencilik, Anayasa'nın öngördüğü 3213 sayılı maden kanunu ve ilgili kanunların hükümlerine göre yapılmaktadır. Tabiatta element (basit), bileşik (mürekkep) veya karışım (mahlut) halde bulunan maddeler ilgili kanuna göre maden sayılır. Söz konusu belirlenen madenler; I-Enerji madenleri, II-Metal madenleri, Altın, Bakır, Pirit, Kobalt, Nikel, Kurşun, Çinko, Gümüş, Kadmiyum, Bizmut, Nadir elementler (İndium, Galyum, İtriyum, Talyum, Germanyum), Kalay, Tantal, Tellür, Molibden, Tungsten (Wolframit, Şelit), Demir, Manganez, Titan (İlmenit, Rutil), Vanadyum, Arsenik, Cıva, Antimuan, Krom, Platin, İridyum, Paladyum, Osmiyum, Rutenyum, Alüminyum (Boksit). III-Sanayi Madenleri, IV-Kıymetli Taşlar olarak sıralanmaktadır. SEKTÖREL PANORAMATürkiye, jeolojik yapısı sayesinde maden çeşitliliği açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri konumundadır. Dünyada ticareti yapılan 90 çeşit madenden 77'si Türkiye'de bulunurken, söz konusu maden çeşidinden 50'si zengin yataklar şeklindeyken, 27'si görece yetersiz olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca dünya bor rezervlerinin yüzde 72'sine sahip olan Türkiye bu oranla dünyada ilk sırada yer almaktadır. Türkiye'de kişi başına düşen metal madeni üretimi yılda 0.2 ton, mermer üretimi 0.2 ton, endüstriyel maden üretimi 1 ton, kömür üretimi 1.2 ton ve agrega üretimi ise 4.2 ton olarak şekillenmektedir. Yıllık 490 milyon ton olan maden üretiminin 300 milyon tonla yüzde 61'ini, taş ve kum ocaklarından çıkarılan inşaat ve çimento malzemeleri oluşturmaktadır. Yıllık 90 milyon tonluk üretimle kömür, toplam maden üretiminde yüzde 19 paya sahiptir. Endüstriyel hammaddeler, 70 milyon tonluk üretim ve yüzde 14'lük payla üçüncü sırada yer alırken, metalik madenler 17 milyon tonla %3 ve mermer-traverten ise 13 milyon tonluk üretimle yine %3 pay alarak, Türkiye'nin toplam maden üretimini oluşturmaktadır. Türk madencilik sektörü ihracatı genel olarak, uluslararası piyasalardaki talep düzeyi ve yurtiçi üretim kapasitesi olmak üzere iki temel faktöre bağımlı durumdadır. Özellikle metalik cevherlerin ihracat performansı üzerinde, uluslararası piyasalardaki talep düzeyi belirleyici olmaktadır. Pazar koşullarının elverişli olmadığı yıllarda üretim düşmekte, fiyatların uygun olduğu yıllarda ise artış göstermektedir. Dünyada madencilik ürünleri piyasaları, son yıllarda, Türk madenciliği açısından oldukça olumlu bir tablo sergilemektedir. Türkiye'nin ihraç ettiği maden ürün grupları arasında; doğaltaşlar ilk sırada yer almaktadır. Bu ürün grubunu sırasıyla metalik cevherler ve endüstriyel hammaddeler takip etmektedir. SEKTÖREL ANALİZGSMH'deki payı %1.9 olan madencilik sektörü, ekonomiye 12-15 milyar dolar doğrudan, 30 milyar dolar dolaylı katkı sağlıyor. Sektör temsilcileri potansiyeli değerlendirebilmek ve zengin maden yataklarını ekonomiye kazandırabilmek için yatırımların önünün açılması gerektiği görüşünü savunuyor. Yasal gelişmeler açısından hareketli bir dönem geçiren madencilikte kilometre taşlarından biri geçtiğimiz haziran ayında kendini gösterdi. 'Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı', TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Zeytinlik alanlardaki maden faaliyetlerini ilişkin düzenleme içeren hüküm ise verilen önergelerle tasarı metninden çıkarıldı. Söz konusu yeni kanunu olumlu karşılayanlar olduğu gibi eleştiren sektör temsilcileri de oldu.  ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()  Geçen yıl yurtiçinde yasal ve yapısal sorunlarını aşmaya çalışan sektör, global pazarda ise ekonomik krizin gölgesini üstünde hissetti. Türkiye'nin toplam ihracatından yüzde 2.5 pay alan maden ihracatı, 2009'da bir önceki yıla göre %24.6 azalarak 2.5 milyar dolara düştü. Krizin etkisiyle, maden ihracatında önemli yer tutan bakır, alüminyum, kurşun, nikel, kalay ve çinko gibi metalik maden fiyatları 2009 yılında artış gösterdi. Rakamlar, 2010 yılının ise geçen yıla göre daha umut verici olduğunu ortaya koyuyor. Haziran ayında Türkiye ihracatının %3,76'sını oluşturan madencilikte yüzde 54,52'lik artışla 344 milyon 569 bin dolarlık ihracat yapıldı. Yılın ilk 6 aylık periyodunda ise ihracat artışı geçen yılın aynı dönemine göre %75 arttı ve 1.7 milyar dolara ulaştı. Türkiye'nin ihraç ettiği madenler içinde doğal taşlar 725 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Diğer yandan madencilik sektöründeki sabit sermaye yatırımlarının 2009 yılında 3,4 milyar TL olduğu belirtiliyor. 2010 yılında ise 1,4 milyar TL'si kamu, 2,8 milyar TL'si özel yatırımlar olmak üzere toplam 4.2 milyar TL'lik sabit sermaye yatırımı yapılması ve bu yatırımların toplam sabit sermaye yatırımlarından %2.3'lük bir pay alması bekleniyor. Sektörde, yatırım teşvik belgelerinin payının yıllar itibariyle artmasına rağmen diğer sektörlere göre bu oranın çok düşük olduğu ifade ediliyor.  Sektörün Güçlü Tarafları
Sektörün Zayıf Tarafları
Kaynak:Dünya Gazetesi |












